sana susuyorum...Biraz da susmayı deniyorum...Nereye kadar ?Bu oyunu burda bitiren ben oluyorum...Başlatan sen olana kadar !!Ama sen geldiğinde bu oyunun çoktan, çoktan...
sabaha karşı bir düş kurdum...Yalnızlığımın eşiğinde, acabalarımın senfonisi çalıyordu.. Belkilerim vardı.. Birde , birde sensizliğim..Sabaha karşı bir düş kurdum...Sen bundan habersiz.. Benden...
katran karası geceler vardır, seni bağırına basmıştır.! Kalemi ele aldırır, yazdırır, çizdirir.. Ama ne birşey değişir, ne yeni gündeki güzellikler için haber verilir.!...
Lanet Olsun Kalemim Sus ArtıkYar?Duyuyormusun?Bütün mumları yak..Ağacın altı aydınlık olsun..Bir melodi..Damlalar ve sen...Sus konuşma..Sadece gözlerime bak..Konuşursam...isyan ederim..Konuşursam...Sevdiğimi söylerim...Konuşursam...İnanki Gidemezsin..Bavulunda boş bir...
son Durağın Son YolcusuHersey degisti birdenNe gencim artık nede o bagıra bagıra söyledigim cocukKapılar kapandı üstüme,perdeler cekildi.Hayatım degisti birden.Ask..asık oldum sınırsızca,deli...
Bu şiirde bitecek birazdan Ve sen gitmiş olacaksın yarına araladığım perdelere bakan buğulu camlardan Üşüyor, ellerinin sıcaklığına hasret kalmış ellerim Ve ufkumun görebildiği kadar uzağım...
.. NEDEN O....? YAĞMURUN HER ÇİSELEYİŞİNDE KAR TANELERİNİN HER BİRİNDE YAĞMUR SONRASI ÇIKAN...
Anlatsam seni geceye sığar mısın? Yoksa gecede yanar mı sana benim gibi Aşkın beşinci mevsimi gibisin Sana dokununca Yanıyorum üşüyorum ...
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım...
Kan kadar… Aynaya bakıyorum kumlar ağlıyor Gördüğüne dayanamadı gözlerim Gözlerinde ağlayan gözlerim Yansıyan ışınlar saplandı yüreğime Kırılmadan Aynalar yansıtamadı yüreği Kan kadar… Odaya sızan sokak lambasının tenhalığı Bilmiyor odaların dayanılmaz yalnızlığını Sarı turuncu...
Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı... Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi? Neden...
Gidişler... Gidişler, yakalanma kaygısı gütmeksizin kendimize ve diğerlerine güzel yalanlar söylememizi kolaylaştırmıyor mu? Kendimize özene bezene seçtiğimiz, hep arzuladığımız ama hep dış etkenlere maruz kalarak yoksun...
ÇAĞIR BENİ.....aşk adına istediğim bütün günahlarımı kutsal sayarak,yağmalanmışgecelerimin hüznünü bir bohça gibi sırtıma vurarak,tutkumu veöfkemi,tutuklandığım gözlerini rengine boyayarak gelirim.hiç saklamadım ...
Neye yarar geri gelsen... unutmadım seni unutamıyorum desen.. neye yarar buruşmuş elelrimi tutsan yine.. ve baksan sensiz kör olan gözlerime... neye yarar sence... unutturabilir mi...
Ey gönlümün uçurumuna her seher gül ve rüzgar dokuyan uçarı kız ey nazlı çiçek, narin kelebek, vahşi menekşem. ey büyülü dağımbir ömür tırmanıp ulaşamadığım ...
Bana belki çok yakın, belki de çok uzaksınız. Kiminiz hayal olup kalacak, kiminiz ise hayata geçmiş olacaksınız. Neler olacak kim bilir, neler yaşayacağım...Şimdi siz benim...
Periler kıskanırdı güzelliğiniSelviler eğilirdi karşındaGüller solar açmazdıGüneş mahcup olur batardı sıcaklığındaŞarkılar seni söyler inlerdi nameler Şiirlerde sen vardın kafiyesiydin her mısranınBir romanda okudum seni, iyilerin...